BİREYSEL EVLİLİK TERAPİSİ
Evlilik terapisi sanıldığı gibi her zaman çiftlerin birlikte terapiye getirebildikleri bir kurum değildir. Aslında birlikte terapiye gelmek bile sağlıklı bir evliliğin göstergesidir. Ancak bu çoğunlukla gerçekleşmez. Evlilikten şikayeti olan taraf evliliğini masaya yatırma sorumluluğunu genelde tek başına alır. Bu biraz cesaret ve biraz da sağduyu yeteneğine dayanır.
Çiftlerin evlilikleri adına yaşadıkları mutsuzluk ve tatminsizlik hissi genellikle çift taraflı olur. Ancak taraflardan biri bunu çözmek yerine kendisini başka bir alana kanalize ederek bir şekilde evliliğinin olumsuzluklarını kendinden uzak tutmaya çalışıyor olabilir. Buna karşın diğer taraf evliliğinin hastalığını teşhis etmek ve tamir etmek konusunda profesyonel destek almak gibi iki taraf adına da sağlıklı olan bir süreci tek başına başlatabilir.
Kişilerin tek başlarına dahi evlilikleri için yapabilecekleri çok şey vardır. Evliliklerindeki hastalığı tanımlamak, tedavi yönteminin ne olduğunu öğrenmek ve bunu bireysel olarak uygulamak çoğunlukla öyle ciddi sonuçlar verir ki terapiye gelen bireyin eşi de bir noktadan sonra bu değişim rüzgarının içinde yer almak ister ve kendisini terapiye davet ettirir.
Evliliği herkes kendi çapında, kendince yaşar ve tadar. Dolayısıyla her ne kadar iki kişilik bir yol olsa bile bireysel duygu ve düşünceler onun nasıl şekilleneceğinde başrol oynar. Adeta çift kişilik bir filmdir. Herkes kendi rolünü kendince iyi veya kötü bir performansla sergiler ve bu da filmi iyi veya kötü kılar. Film ortaktır ama roller bireyseldir. Bu paralelde zaman zaman filmin senaryosuna müdahale etmek (çift terapisi) zaman zaman da herkesin kendi rolünü masaya yatırmak ve revize etmek (bireysel evlilik terapisi) gerekir. Nihayetinde bireyin evlilik içindeki rolünün en güzel performansı sergilediği noktaya gelinirse kişi ama o film ama hayatın karşısına çıkaracağı yepyeni başka filmlerde kendini gösterebilecektir.

